İyi arayüz, kullanıcının ne yapacağını daha az düşünmesini sağlar. Ürün akışı, wireframe, görsel sistem, mikro metinler ve geliştirilebilir komponent mantığı Figma’da birlikte kurulur.
UI/UX tasarımın işi ekranı süslemek değil, kullanıcının vermesi gereken karar sayısını azaltmak ve geliştirilecek yapıyı net biçimde tarif etmektir. Figma'da üretilen çıktı bir resim değil, bileşenleri ve durumları tanımlanmış bir sistemdir; bu sistem doğru kurulduğunda geliştirme aşamasında tahmin yürütülmez ve tasarım ile canlı ürün birbirinden ayrışmaz.
Uygulama veya web ürünü geliştiren ekip, mevcut arayüzünü yenilemek isteyen marka, MVP hazırlayan startup veya tasarım sistemi ihtiyacı olan ürün.
Bir arayüzün başarısı görselliğiyle değil, kullanıcıyı ne kadar az düşündürdüğüyle ölçülür. Her ek seçenek, her ek alan, her ek onay ekranı kullanıcıdan bir karar ister — ve her karar vazgeçme ihtimalini artırır.
Bu ilkenin en somut örneği ürün konfigüratörleridir. Castor Coffee vakasında kişiselleştirme aracı bilinçli olarak dar tutuldu: tek ürün, tam genişlik, az sayıda anlamlı seçim. Amaç kullanıcıya sonsuz özgürlük vermek değil, birkaç tıkla iyi görünen bir sonuca ulaştırmaktı. Seçenek sayısı arttıkça bu tür araçların dönüşümü düşer.
Aynı ilke satın alma ve form akışlarında da geçerli: sormadığınız her alan bir dönüşüm kazancıdır.
Tasarımın en zor sınavı, sakin bir masada değil baskı altında verilir. Kasada yoğun saatte çalışan bir ekran, mutfakta elleri dolu bir personelin bir buçuk metre uzaktan baktığı bir panel, kuryenin tek eliyle kullandığı bir liste — bunların hiçbiri estetik değil refleks problemi.
Bu tür arayüzlerde geçerli kurallar:
Sisa Atelier POS vakası ve POS mimarisi notu bu kararları ayrıntısıyla anlatıyor.
Tasarım dosyası bir resim koleksiyonu olarak teslim edildiğinde, geliştirme aşamasında sürekli tahmin yürütülür: bu boşluk 16 mı 20 mi, bu gri hangi gri, buton basılıyken ne oluyor? Sonuç, tasarımdan yavaş yavaş ayrışan bir ürün olur.
Bunu önleyen şey, dosyanın bir sistem olarak kurulmasıdır:
Erişilebilirlik ayrı bir aşama değil, tasarım kararlarının bir parçasıdır. Pratikte en çok fark yaratanlar:
dialog öğesini kullanmak, klavye ve ekran okuyucu uyumunu ücretsiz getirir. Nest Worldwide vakasında proje detay pencereleri bu şekilde kuruldu.Evet. Ürün akışı ve ekranlar Figma’da hazırlanabilir; geliştirme ayrı bir aşama olarak planlanabilir.
Renk, tipografi, spacing, component mantığı ve kullanım notlarıyla küçük ama sürdürülebilir bir sistem kurulabilir.
Evet. Figma-to-code akışıyla React/Next.js veya SwiftUI tarafına geçiş planlanabilir.
Web tasarım genelde bir sitenin görsel dilini ve sayfalarını üretmeyi kapsar. UI/UX ise kullanıcı yolculuğunu, karar noktalarını, bileşen sistemini ve tüm durumları (boş, hata, yükleniyor) tanımlamayı içerir. Bir uygulama veya panel geliştirilecekse UI/UX çalışması geliştirmeden önce yapılmalıdır.
Resim koleksiyonu olarak değil, sistem olarak: renk, tipografi ve boşluk değerleri isimlendirilmiş belirteçler hâlinde; her bileşenin tüm durumları tanımlanmış; kırılma noktaları ve boş/hata ekranları dahil. Böylece geliştirme sırasında tahmin yürütülmez ve ürün tasarımdan ayrışmaz.
Genellikle hayır. Çoğu durumda en değerli iş, mevcut akıştaki karar noktalarını sadeleştirmek ve eksik durumları (boş ekran, hata mesajı, yükleniyor durumu) tamamlamaktır. Baştan tasarım, arayüz temel akışı taşıyamadığında veya ürün yön değiştirdiğinde anlamlı olur.
Evet, tamamen. Bu ekranlar sakin bir masada değil baskı altında kullanılır: yoğun saatte, elleri doluyken, uzaktan bakılarak. Ölçüt estetik değil dokunuş sayısı ve okunabilirliktir; geciken bir işi metinle değil renkle belli etmek, ekranın titremeden yenilenmesi gibi kararlar belirleyici olur.
Gerekli, ve düşünülenden daha çok kişiyi ilgilendiriyor: düşük kontrastlı metin güneş altında telefonda kimse tarafından okunamaz, küçük dokunma hedefleri herkesi zorlar. Ayrıca tarayıcının kendi bileşenlerini kullanmak gibi kararlar erişilebilirliği ek maliyet olmadan getirir.